<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Soruları &#124; Sağlık Bilgileri</title>
	<atom:link href="http://www.sagliksorulari.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliksorulari.net</link>
	<description>Sağlık Soruları, Sağlık Haberleri ve Sağlıklı yaşamak için bilmeniz gereken bilgiler.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Mar 2011 10:40:05 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Karpal Tünel Sendromu nedir?</title>
		<link>http://www.sagliksorulari.net/karpal-tunel-sendromu-nedir.html</link>
		<comments>http://www.sagliksorulari.net/karpal-tunel-sendromu-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2011 10:39:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ugur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[el-bilek hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[karpal tünel cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[karpal tünel neden olur?]]></category>
		<category><![CDATA[karpal tünel nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[karpal tünel sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[karpal tünel tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl teşhis edilir?]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksorulari.net/?p=1340</guid>
		<description><![CDATA[Karpal tünel sendromu, el- bilek hastalığı diye de adlandırılan bir el bileği hastalığıdır. Bilekte bulunan karpal tünelden geçen median sinirin sıkışması sonucu ortaya çıkar.
 El-Bilek Kanalı Hastalığı yani karpal tünel sendromunun belirtileri nelerdir?
Özellikle geceleri ellerde oluşan ve zamanla şiddetlenen uyuşmalar ve ağrılar. Uykudan uyandırcak kadar kötü olabilir  ayrıca kola, omuza yayılabilir.
Genellikle avuç içinde ve parmaklarda his kaybı veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karpal tünel sendromu, el- bilek hastalığı diye de adlandırılan bir el bileği hastalığıdır. Bilekte bulunan karpal tünelden geçen median sinirin sıkışması sonucu ortaya çıkar.</p>
<p> El-Bilek Kanalı Hastalığı yani karpal tünel sendromunun belirtileri nelerdir?</p>
<li>Özellikle geceleri ellerde oluşan ve zamanla şiddetlenen uyuşmalar ve ağrılar. Uykudan uyandırcak kadar kötü olabilir  ayrıca kola, omuza yayılabilir.</li>
<li>Genellikle avuç içinde ve parmaklarda his kaybı veya elektrik çarpması hissi oluşur. Özellikle baş, işaret ve orta parmaklarda bu belirtiler görülür.</li>
<li>Ellerde oluşan kuvvet kaybı, tutamama ya da tutulan şeyleri düşürme.</li>
<p>Karpal Tünel neden olur?</p>
<li>Başka hastalıklarla çok sık karışabilen bu hastalıkta  genelde boyun fıtığı tanısı alarak ameliyat olmuş ancak şikayetlerinden kurtulamamış hastalara sık rastlanmaktadır.</li>
<li>En sık karpal tünel sendromu nedeni aşırı kullanmaya bağlı bant kalınlaşmasıdır. Özellikle bileğine aşırı yük vererek senelerce çalışan kimselerde, daktilo ve bilgisayar kullanlarda, örgü ören ve yoğun ev işleri yapan ev hanımlarında, oto tamircileri gibi daha çok el bileğini kullanan kişilerde sıklıkla ortaya çıkar.Bazen bu hastalık başka bir hastalığın parçası olarak ona eşlik ederek karşımıza çıkabilir.</li>
<li>Diabetes Mellitus , Hipotiroidizm , Akromegali , Romatoid Artrit , Gut gibi..</li>
<p> </p>
<p> Nasıl teşhis konulur?</p>
<p>Karpal Tünel Sendromu tanısında, şikayetlerin ayrıntılı öyküsü ve bu duruma yol açacak diğer nedenlerin araştırılması  kullanılır. Boyun MR’ı ve EMG (sinir elektrosu) tetkikleri yapılarak karpal tünel tanısı kesinleşir.</p>
<h3>Karpal Tünel Hastalığı yani El-Bilek Kanalı Hastalığının Tedavisi</h3>
<li>Aşırı kullanmayı engellemek, el bileğine aşırı yük binmesine neden olacak işlerden uzak durulmalı, </li>
<li>Ağrı kesici ilaçlar ve antienflamatuvar olan ilaçlar</li>
<li>Bileğe yönelik egzersizler,</li>
<li>El bileği atelleri, gece kullanılan ateller,</li>
<li>Lokal ya da sistemik steroid yani kortizon enjeksiyonları genellikle yeterli olmaktadır. Ancak zaman içinde şikayetler tekrarlarsa , kalıcı çözüm basit bir mikrocerrahi girişimle sinirin serbestleştirilmesidir. Genellikle Lokal veya genel anestezi altında, mikroskop kullanılarak el bileğinden avuç içine doğru yapılan 1-2 santimetrelik bir kesiyle, sinirin üstündeki band kesilerek, sinirin sıkışması ortadan kaldırılır. Bu yöntem genellikle kalıcı bir rahatlamaya neden olur.  Ameliyat sonrası 3-5 gün süren el bileği istirahatini takiben, hasta normal yaşantısına döner.<br />
<h3>Bizim Önerilerimiz:</h3>
</li>
<li>Daktilo ve bilgisayar kullanırken, zaman zaman ellerinizi istirahat ettiriniz.</li>
<li>Ev işlerinde bileği çok zorlamayınız. </li>
<li>Gece uykuda bileğinizin üstüne yatmayınız ve bileklik kullanınız.</li>
<li>Özellikle geceleri ellerinizde uyuşmalarla uyanıyorsanız, karpal tünel hastalığı başlıyor demektir.</li>
<li>Bu hastalıkta basit bir cerrahi girişim kalıcı çözüm sağlar.</li>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksorulari.net/karpal-tunel-sendromu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GRİP VE TEDAVİSİ</title>
		<link>http://www.sagliksorulari.net/grip-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksorulari.net/grip-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 10:35:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ugur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[grip belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[grip nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[grip ve tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[gripte bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk algınlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksorulari.net/?p=1336</guid>
		<description><![CDATA[Grip nedir, hangi yollarla bulaşır?
Grip,  viral bir hastalıktır ve virüsler ile insanlara bulaşır. Belirtileri arasında hızla yükselen ateş, başağrısı ve kırıklık, halsizlik, burun akıntısı, öksürük, üst solunum yollarında iltihaplanma, ağır durumlarda kusmalar sayılabilir. En sık bulaşma yolu da  tokalaşma, yakın konuşmalar, öpüşme gibi yakın temas olmaktadır. Bu yüzden grip  ve soğuk algınlığından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Grip nedir, hangi yollarla bulaşır?</strong><br />
Grip,  viral bir hastalıktır ve virüsler ile insanlara bulaşır. Belirtileri arasında hızla yükselen ateş, başağrısı ve kırıklık, halsizlik, burun akıntısı, öksürük, üst solunum yollarında iltihaplanma, ağır durumlarda kusmalar sayılabilir. En sık bulaşma yolu da  tokalaşma, yakın konuşmalar, öpüşme gibi yakın temas olmaktadır. Bu yüzden grip  ve soğuk algınlığından korunma yöntemi ellerin sık sık yıkanmasıdır. Ayrıca grip olan insanların kalabalık  ortamlarda bulunmaları da diğer insanlara enfeksiyonun yayılmasına neden  olur.  Normalde bir hafta sürer, ancak sonraki bir haftada da vücudun kendini toparlaması için destek tedavisi verilmelidir.</p>
<p><strong>Gripte kimler risk altındadır?</strong><br />
Öncelikle kalabalık  ortamlarda bulunan insanlar yüksek risk altındadır. Özellikle kreşe giden  çocuklar, ilkokul öğrencileri, yaşlılar, kalp ve tansiyon  hastaları gibi vücut direncinin düşük olduğu insanlar ile hastanelerde  çalışan sağlık personeli; hem kalabalık ortamlarda bulunuyor olmaları  hem de vücut dirençlerinin kolay düşmesi nedeniyle risk altındadır.</p>
<p><strong>Grip tedavisi nasıldır ? Kullanılan ilaçlar nelerdir ?</strong><br />
Gripin başlangıç döneminde antibiyotik kesinlikle  kulanılmamalıdır. Çünkü, grip virüslerle oluşur, oysa antibiyotiklerin virüsler üzerine etkisi yoktur.</p>
<p>Grip  tedavisinde öncelikle istirahat  edilmelidir. Bol bol C vitamini ve sıvı  tüketmenin yanında piyasada anti-gribal olarak satılan ilaçlardan da  yararlanılabilir. İçinde hastanın ateşini düşürücü, kırgınlığı giderici, burun  tıkanıklığını açıcı parasetamol gibi birtakım etken maddeler bulunan poşet şeklinde suda eriyen ilaçlardır. Doktorlar, bu tarz  anti-griballeri hastalara tavsiye ederler. Ancak komplike olmuş, uzamış, beraberinde solunum güçlüğü, yüksek ateş gibi semptomların varlığında  mutlaka bir hekime danışmakta fayda vardır.</p>
<p>Grip tedavisinde bazı bitki çayları da önerilmektedir. tarçın, adaçayı, ıhlamur gibi bitkiler kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksorulari.net/grip-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gut hastalığında diyet</title>
		<link>http://www.sagliksorulari.net/gut-hastaliginda-diyet.html</link>
		<comments>http://www.sagliksorulari.net/gut-hastaliginda-diyet.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2011 10:11:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ugur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[gut]]></category>
		<category><![CDATA[gut diyetinin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gut hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[gut hastalığı diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[pürin]]></category>
		<category><![CDATA[pürinden fakir diyer]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksorulari.net/?p=1333</guid>
		<description><![CDATA[Pürinde Fakir Olan Dİyet
Gut hastalığı  			için en sık önerilen diyettir. Bu diyet çok  			fazla ürik asit yapımına neden olan gıdaların dengeli  			alınmasını sağlar.
PÜRİN  			NEDİR VE ONLARDAN NASIL UZAK DURULABİLİR?
Pürinler  			yiyeceklerde bulunan ve parçalandıklarında çok fazla ürik  			asit yapımına neden olan maddelerdir.
Pürinlerden uzak  			durmak için gıdaların  			etiketlerini okumalısınız. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Pürinde Fakir Olan Dİyet</h2>
<p>Gut hastalığı  			için en sık önerilen diyettir. Bu diyet çok  			fazla ürik asit yapımına neden olan gıdaların dengeli  			alınmasını sağlar.</p>
<p><strong>PÜRİN  			NEDİR VE ONLARDAN NASIL UZAK DURULABİLİR?</strong></p>
<p>Pürinler  			yiyeceklerde bulunan ve parçalandıklarında çok fazla ürik  			asit yapımına neden olan maddelerdir.</p>
<p>Pürinlerden uzak  			durmak için gıdaların  			etiketlerini okumalısınız. Aşağıda düşük ve yüksek oranda pürin  			içeren bazı yieceklerin geniş bir listesini bulacaksınız. Bu listeler sonuçta tüm  			gıdalarımızı içermezler ve daha ayrıntılı bilgi almak  için diyetisyene  			başvurmalısınız.</p>
<p>GUT DİYETİNE UYGUN ORANDA DÜŞÜK PÜRİN İÇEREN YİYECEKLER:</p>
<ul>
<li> Meyvelerden  (Özellikle kiraz ve çilek)</li>
<li> Sebzeler (aşağıda bahsedilenlerin dışında)</li>
<li> Tahıl,pirinç,  hububat ve türleri</li>
<li> Çerez, ceviz, fındık…</li>
<li> Beyaz  				ekmek /krakerler (tamamı buğday olmayan)</li>
<li> Pirinç ve türevleri</li>
<li> Tüm  				peynir türleri</li>
</ul>
<p>GUT DİYETİNE UYGUN OLMAYAN YÜKSEK ORANDA PÜRİN İÇEREN YİYECEKLER:</p>
<ul>
<li> Sakatatlar (karaciğer, böbrek, işkembe, dalak,kalp,dil gibi…)</li>
<li> Aşırı  				kırmızı et ve beyaz et</li>
<li> Balık  				ve diğer deniz ürünleri</li>
<li> Bezelye, mercimek, fasulye, ıspanak ve baklagillerden zengin diyet</li>
<li> Mayalı yiyecek ve içecekler</li>
<li> Mantar, Kuşkonmaz</li>
<li> Alkol  				alımı (özellikle bira ve şarap)</li>
</ul>
<p>Pürinden fakir diyete ek olarak;</p>
<p>İdeal kiloyu  			korumaya çalışmalısınız (fazlaysa vermelisiniz)</p>
<p>Aşırı alkol  			alımından uzak durulmalıdır.</p>
<p><strong>GUT DİYETİ  			NEDEN BU KADAR ÖNEMLİDİR?</strong></p>
<p>Gut hastalığı  			olan hastalarda, ürik asit yapımında artış veya böbrekten atılımında  			azalma vardır. Aşırı ürik asit eklemlerde, yumuşak dokularda,  			böbreklerde birikmeye başlar. Böbrek taşına neden olur. Ayrıca  			hipertansiyon ve koroner arter hastalığının ortaya çıkmasında da rol oynar. Bu yönüyle önemli bir hastalıktır.</p>
<p>Etkili bir diyet; hastalığın ilerlemesi ve yan etkilerinin önlenmesi veya  			azaltılması, tedavide kullanılan ilaçların daha düşük dozlarda  			alınarak yan etkilerinin önlenmesi ve maliyetinin düşürülmesinde etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksorulari.net/gut-hastaliginda-diyet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obezite ve tedavisi</title>
		<link>http://www.sagliksorulari.net/obezite-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksorulari.net/obezite-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 10:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ugur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı yemek yeme]]></category>
		<category><![CDATA[Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obezite ve tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[obezitede cerrahi tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[obezitede davranış tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[obezitede ilaç tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksorulari.net/?p=1330</guid>
		<description><![CDATA[OBEZİTE TEDAVİSİ
Obezite tedavisinde hedef daha sağlıklı bir kiloya inmek ve bu  kiloyu korumaktır. Sağlıklı kiloya inmek doğal olarak estetik olarak da  bir rahatlama sağlayacaktır, ancak obezite tedavisinin amacı hiçbir zaman  estetik olmamalıdır.
Aşırı kilonun beraberinde getirdiği hastalıkların  iyileştirilmesi yada hastalık oluşmasının engellenmesi için gerekli olan kilo  kaybı herkesde farklı farklı olacaktır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>OBEZİTE TEDAVİSİ</p>
<p>Obezite tedavisinde hedef daha sağlıklı bir kiloya inmek ve bu  kiloyu korumaktır. Sağlıklı kiloya inmek doğal olarak estetik olarak da  bir rahatlama sağlayacaktır, ancak obezite tedavisinin amacı hiçbir zaman  estetik olmamalıdır.</p>
<p>Aşırı kilonun beraberinde getirdiği hastalıkların  iyileştirilmesi yada hastalık oluşmasının engellenmesi için gerekli olan kilo  kaybı herkesde farklı farklı olacaktır. Aşırı kilonun oluşması da her  hastada farklı olduğundan tüm hastalarda kesin sonuç verecek bir mucize  yol da yoktur. Hasta uzman hekimler tarafından değerlendirilmeli aşırı  kilonun oluşum nedeni ortaya konmalı ve kişiye özel bir tedavi planlanmalıdır.</p>
<p>Yalnız %10&#8242;luk bir kilo kaybı bile sağlık açısından çok olumlu  sonuçlar doğurmakta ve yavaş (haftada 1-1,5 kilo) ancak  düzenli kilo vermek ve ideal kiloyu korumak amaçlanmalıdır.</p>
<p>Aşırı kilo tedavisinde öncelik yemek ve davranış alışkanlıklarının  değiştirilmesi ve kalori tüketiminin artırılmasıdır. Bu  önlemlerin yeterli olmadığı durumlarda ilaç kullanımı ya da endoskopik  ve laparoskopik cerrahi girişimler uygulanabilir.</p>
<p><strong>YEMEK  YEME ALIŞKANLIĞININ DEĞİŞTİRİLMESİ</strong></p>
<p>Yemek alışkanlığının değiştirilmesindeki asıl amaç aldığımız kalorinin  azaltılmasıdır. Her insanın metabolizma hızı ve yaşam  şekli farklı olduğundan, obezite söz konusuysa kesinlikle bir  doktor gözetiminde ve diyetisyen eşliğinde diyetler tasarlanmalı ve  izlenmelidir.</p>
<p>Genel anlamı ile sebze ağırlıklı, yüksek kalorili  karbonhidrat içermeyen, az yağlı gıdalar kilo vermede etkili olacaktır.  Kısa sürede hızlı kilo verdiren düşük kalorili diyetler genellikle  sağlığınıza zarar verir ve kalıcı kilo kaybı oluşturmaz.</p>
<p>Yapılan araştırmalar sadecediyet ile morbid obezitenin tedavisinde sadece %3 başarı olduğunu göstermektedir .</p>
<p>Spor  ve egzersiz</p>
<p>Morbid obezitede hareket azlığı hem neden hemde sonuçtur. Günlük kalori tüketiminin azlığı fazla kalorilerin yağ  olarak depolanmasını  sağlar ve oluşan aşırı kilolar ise hareketi çok  zor hale getirmektedir.</p>
<p>Günlük hareketi artırmak için yürüme süresini ve sıklığını  artırmak, asansör yerine merdiveni kullanmak bile etkili olabilecek  yöntemlerdir. Haftada 3-4 gün 30 dakikanın üzerinde düzenli yürüyüş  başlangıç için iyi bir yöntemdir.</p>
<p>Spor yapmamış ve  aşırı kiloya bağlı başka hastalıkları olan  kişilerin spora başlamadan önce doktor kontrolünden geçmeleri ve kendilerine  uygun sıklık ve zorlukda spor yapmaları çok önemlidir.</p>
<p>Aşırı kilo tedavisinde  en zor değişim davranışsal  değişimdir. Bu tüm yaşamınıza değişiklik getirmeyi içerir. Sevinçleri ve üzüntüleri  algılama ve zorluklarla başa çıkma yönteminden, günlük işlerinizi yapma  şeklinize, arkadaşlarınıza geçirdiğiniz zamanda yaptıklarınızdan  arkadaş seçiminizde değişikliklere kadar yaşamınızda değişiklik gerektirebilir.</p>
<p>Gerçekçi  hedefler koymalısınız.Haftada 6 kilo  veremeyeceğinizi yada spora başlamanızın birinci ayında maraton  koşamayacağınızı  kabul etmelisiniz.</p>
<p>İlaç Kullanılır mı??</p>
<p>İlaçlar diğer yöntemlerin işe yaramadığı , vücut kitle endeksi  (vki) 30 un üzerinde olan , vki si 27 nin üzerinde olup kiloya bağlı  yandaş hastalığı ( uyku apne sendromu, hipertansiyon,diabet vb) olan  kişilerde kullanılan bir yöntemdir.</p>
<p>Halen kullanılan ilaçların uzun süre kullanımı  hiçbir zaman önerilmez .İlaçların hepsinin yan etkileri  vardır ve bırakıldıklarında kalıcı etki olmaz.</p>
<h2><strong>Cerrahi tedavi</strong></h2>
<p>Obezitede cerrahi tedavi genelde ikiye ayrılır. Besinlerle  alınan enerjinin azaltılmasına yönelik cerrahide hedef,  besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Bu amaçla  bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon gibi yöntemler  kullanılır. Rekonstrüktif cerrahide amaç; vücudun çeşitli  bölgelerindeki mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır.  Bu tedavi estetiktir ve eğer hasta obezite tedavisinin  gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrarlayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksorulari.net/obezite-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde kabızlık ve yapılması gerekenler</title>
		<link>http://www.sagliksorulari.net/bebeklerde-kabizlik-ve-yapilmasi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.sagliksorulari.net/bebeklerde-kabizlik-ve-yapilmasi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Feb 2011 08:39:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ugur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ve çocuklarda kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ve kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde kabızlık tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlıkta yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[kaka yapamama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksorulari.net/?p=1326</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde Kabızlık
Bebeklerde sert   ve   zor   dışkılamaya   kabızlık    diyoruz.   Çocuklarda   bağırsak  hareketleri çok değişkendir; kimi  çocuk kakasını hergün yaparken, kimi çocuk da kakasını 2-3 günde bir  yapabilir. Hep aynı düzende kaka yapan     bir çocuk 2-3 günde bir de kaka  yapsa bu kabız demek değildir. Dışkının kıvamı sert değilse, birkaç  günde bir yapması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bebeklerde Kabızlık</strong></p>
<p>Bebeklerde sert   ve   zor   dışkılamaya   kabızlık    diyoruz.   Çocuklarda   bağırsak  hareketleri çok değişkendir; kimi  çocuk kakasını hergün yaparken, kimi çocuk da kakasını 2-3 günde bir  yapabilir. Hep aynı düzende kaka yapan     bir çocuk 2-3 günde bir de kaka  yapsa bu kabız demek değildir. Dışkının kıvamı sert değilse, birkaç  günde bir yapması da kabızlık değildir.<br />
Çocuk sert kaka yaparken  zorlanır,makatta tahriş ve yırtıklar olabilir. Bu tahriş veya yırtık-çatlaklar dışkılama sırasında ağrıya neden olur. Çocuk bu nedenle kaka yapmak istemez. Bu da kabızlığını  artırır. Bu şekilde de  bir kısır döngü oluşur.<br />
Bebekler oturmayı ya da  emeklemeyi öğrenirken ve yürümeye başlamadan kabızlık  çekebilirler. Çocuğun tuvalet eğitiminde baskıcı olmak da çocuğun kaka  yapmayı reddetmesine yol açarak kabızlığa neden olabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Bebeğinize nasıl yardımcı olabilirsiniz?</span></strong></p>
<p>♦ Bebeğiniz  kısa süreli kabız olmuşsa telaş etmeyin. Asla  müshil    ilacı  vermeyin, biberonuna   şeker  katmayın.  Özellikle sıcak  havalarda bol bol su ve meyve suyu içirin. 6 aydan küçükse bol bol emzirin.</p>
<p>Kabız   olan    çocuğunuzu   uzun   süre   oturakta   bekletmeyinve acele de   ettirmeyin. Oturağa oturmadan önce, makat çevresine biraz nemlendirici  kremlerden sürerseniz  kaka yapmasını kolaylaştırırsınız. Oturarak sıcak su banyoları da  çocuğunuzun kaka yapmasını kolaylaştırır.</p>
<p>Kakası sert olan bebeklerde meyve suyu olarak erik ve kayısı suyu tercih edilmelidir.</p>
<p>♦ Her gün iki çorba kaşığı keten tohumunu 12 saat suda  beklettikten sonra, kaynatıp çorbalarına  katabilirsiniz. Bu yöntem kabızlığın tedavisi için önemlidir.<br />
♦ Çocuğunuz kaka yaparken ağrı sızıdan söz ediyorsa,  çamaşırında kan izleri varsa, karnının alt bölümünde ağrı ve sancı varsa  bu yöntemleri denemeden hemen doktora götürün.</p>
<p>Kabızlığı, sürekli uyku hali ve uzayan sarılığı olan bebeklerde kalıcı zeka geriliğine yol açan hipotiroidi olabileceğini unutmayın ve hemen doktorunuza başvurun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksorulari.net/bebeklerde-kabizlik-ve-yapilmasi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>normal doğumda epidural analjezi</title>
		<link>http://www.sagliksorulari.net/normal-dogumda-epidural-analjezi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksorulari.net/normal-dogumda-epidural-analjezi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Feb 2011 08:04:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ugur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anesteziyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[anestezide epidural blok]]></category>
		<category><![CDATA[doğum ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum stresi]]></category>
		<category><![CDATA[doğumda epidural ne zaman uygulanır]]></category>
		<category><![CDATA[epidural analjezi]]></category>
		<category><![CDATA[epidural ve doğum]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğumda epidural analjezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksorulari.net/?p=1323</guid>
		<description><![CDATA[Normal doğumda artık en yaygın yöntem Epidural Analjezidir.
Normal doğum için en çok tercih edilen, en etkili, en güvenli yöntemdir. Tecrübeli anestezi hekimleri tarafından uygulanır. Bel bölgesinde omurlarda duramater zarı etrafına  (Epidural  		aralığa) ağrı kesici ilaçların enjeksiyonu ile gerçekleştirilir. Anne doğumu süresince baskıyı, dokunmayı hisseder, hatta kalkıp yürüyebilir ama ağrı kesinlikle kaybolur. Normal doğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Verdana; color: #ff0000;">Normal doğumda artık en yaygın yöntem Epidural Analjezidir.</span><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><br />
Normal doğum için en çok tercih edilen, en etkili, en güvenli yöntemdir. Tecrübeli anestezi hekimleri tarafından uygulanır. Bel bölgesinde omurlarda duramater zarı etrafına  (Epidural  		aralığa) ağrı kesici ilaçların enjeksiyonu ile gerçekleştirilir. Anne doğumu süresince baskıyı, dokunmayı hisseder, hatta kalkıp yürüyebilir ama ağrı kesinlikle kaybolur. Normal doğum için gerekli olan doğum sancısı,hatta kasılmalar  		vardır ama anneyi bu rahatsız etmez.<br />
<strong>Ne zaman uygulanmalıdır ?</strong><br />
Rahim kasılmaları düzenli hale geldikten  		sonra rahim ağzı yaklaşık % 60-70 incelip, serviks açıklığı  4 cm’e ulaşınca  		yani sancılar anneyi ciddi olarak rahatsız etmeğe başladığında uygulanır.  		Daha önce uygulanırsa, kasılmaları etkileyip doğumu geciktirebilir. Geç  		kalındığında ise hem anne gereksiz yere ağrı çekmiş olur hem de ağrılar  daha  		sık olacağından anne adayı bu işlem süresince hareketsiz kalamaz ve  		epidural analjezi uygulanması zorlaşabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><span style="color: #00cc00;">DOĞUMDA  		EPİDURAL ANALJEZİ uygulandığında&#8230;..</span></p>
<p></span><span style="font-family: Verdana;"> <span style="color: #00cc00;">*</span> Günümüzde ayaklarda  		uyuşukluk ve ağırlık hissi olmadan doğum sancısını yok etmek mümkündür. Uygulamadan sonra  		yürümenizde bir sakınca yok.<br />
<span style="color: #00cc00;">* </span>Epidural analjezi sizi sersemletmez, hissettirmez, ayrıca  		bağırsak hareketlerini durdurmaz, gaz çıkışını engellemez.<br />
<span style="color: #00cc00;">*</span> Hem psikolojik olarak rahatlama, hem de kas  spazmının çözülmesiyle normal 		doğumu artırır.<br />
<span style="color: #00cc00;">*</span> Doğum stresinizi giderir,  kaslarda gevşeme ve rahatlama  		sağlar.<br />
<span style="color: #00cc00;">*</span> Sancıları ağrı olarak değil, basınç ve  kasılma hissi olarak farkedersiniz.  		Çıkım esnasında kasılmalarla eşzamanlı ıkınarak doğumunuzu çabuklaştırabilirsiniz.<br />
<span style="color: #00cc00;">*</span> Doğum sonrası ağrıdan dolayı yorgun, bitkin  olmadığınız için bebeğinizi çarçabuk kucağınıza alır, hemen besleyebilirsiniz.<br />
<span style="color: #00cc00;">*</span> Tecrübeli  		anestezi uzmanlarının yaptığı epidural sonrası baş ağrısı çok nadirdir(% 1  civarı), olsa bile tedavisi mümkündür. Tedavi edilmese bile 7-15 gün içinde  		kendiliğinden geçer.<br />
<span style="color: #00cc00;">*</span> Normal doğumun ağrı gideriminde altın  standart EPİDURAL ANALJEZİDİR.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksorulari.net/normal-dogumda-epidural-analjezi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülitten kurtulmak için yapılması gerekenler</title>
		<link>http://www.sagliksorulari.net/selulitten-kurtulmak-icin-yapilmasi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.sagliksorulari.net/selulitten-kurtulmak-icin-yapilmasi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Feb 2011 07:41:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ugur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[selülit ve egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[selülitten kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[selülitten kurtulmak için yapılması gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksorulari.net/?p=1319</guid>
		<description><![CDATA[Hergün yeni ortaya çıkan kozmetik ürünleriyle ya da teknolojik  gelişmelerle kadınları bu sıkıntıdan kurtarmak mümkün  fakat çoğu zaman  yine de yüzde yüz başarılı olmak mümkün olmuyor.
Selülitten kurtulma yollarını sizler için sıraladık:

Doymuş yağ ve karbonhidrat alımını en aza indirgeyin ve bol bol su için,tuzu ise artık en aza indirin. Proteinden zengini gıdalar (balık,  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hergün yeni ortaya çıkan kozmetik ürünleriyle ya da teknolojik  gelişmelerle kadınları bu sıkıntıdan kurtarmak mümkün  fakat çoğu zaman  yine de yüzde yüz başarılı olmak mümkün olmuyor.<br />
Selülitten kurtulma yollarını sizler için sıraladık:</p>
<ul>
<li>Doymuş yağ ve karbonhidrat alımını en aza indirgeyin ve bol bol su için,tuzu ise artık en aza indirin. Proteinden zengini gıdalar (balık,  kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta) ödemi önler ve şişlikleriniz azalır.</li>
</ul>
<ul>
<li>Tuz ve tuzlu gıdaları bırakın artık. Günlük 0,5 gramdan daha fazla tuz zararlı, alacaksınız diyet tuzunu tercih edin. Yiyecekleri de tuz yerine baharatlar,  limonla tatlandırmalısınız.</li>
</ul>
<ul>
<li>Vücudun fazla suyunu yani ödemi atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz,  kereviz, çilek yiyin.</li>
</ul>
<ul>
<li>Alkol ve sigaradan kesinlikle uzak durun.</li>
</ul>
<ul>
<li>Günde en az iki litre su içiniz. Sabah kahvaltıdan önce, gece  yatmadan iki bardak su için.</li>
</ul>
<ul>
<li>Sıvı ihtiyacınızı kahve, çay, kola gibi selüliti arttıran içeceklerle  karşılamak yerine su veya ayran için.</li>
</ul>
<ul>
<li>Vitamin ve mineral takviyesi alın. A ve E vitaminleri cildi pürüzsüzleştirir,  magnezyum metabolizmayı arttırır, fosfor ve silisyum bağ dokuları  kuvvetlendirir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Suni tatlandırıcılardan, renklendiricilerden ve besin  desteklerinden uzak durmalısınız.</li>
</ul>
<ul>
<li>Bol bol sebze ve meyve yemelisiniz. Özellikle koyu renkli olanlarını yiyin. Koyu kırmızı (karpuz, domates, elma ve kırmızı  greyfurt-portakal, siyah üzüm), koyu yeşil (elma, ıspanak, brokoli,  biber), koyu sarı (mango) sebze ve meyvelerine öncelik verin. Meyveleri  yemekten en az iki saat sonra tüketmelisiniz.</li>
</ul>
<ul>
<li>Şekeri bırakın artık. Şekerlemelerden, tatlılardan uzak durmalısnız.</li>
</ul>
<ul>
<li>Pirinç, elma, havuç su tutan gıdalardır. Bunlardan mümkünse  tüketmemeye gayret edin.</li>
</ul>
<ul>
<li>Günlük beslenmenizin yüzde 75′ini sebze, meyve, baklagillerden, geri  kalanını ise hayvansal gıdalardan alacağınız şekilde düzenleyin.</li>
</ul>
<ul>
<li>Dil peyniri hariç diğer peynirleri ılık  suda bekleterek yiyin.</li>
</ul>
<ul>
<li>Rezene, elma kabukları ve yeşil çayı karıştırarak hazırladığınız  bitki çayını günde dört kere içmeye çalışın.</li>
</ul>
<ul>
<li>Haftada iki kez balık tüketmeye çalışın çünkü balıktaki   fosfor dokuları kuvvetlendirir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Mümkünse her gün bir demet maydanoz, kereviz, lahana ve enginar gibi sebzeleri tüketin.</li>
</ul>
<ul>
<li>Yemekleri kızartma yerine haşlama ya da buğulama yapın.</li>
</ul>
<ul>
<li>Birçok selülit giderici  kremler deriye hemen girmeyi ve doğrudan doğruya  yağ hücrelerini etkilemeyi amaçlıyor. Selülit tamamen kaybolmasa da bu  ürünlerle bazıları sayesinde azalabilir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Selülitin yok edilmesi için en etkili yöntemlerden biri de masaj. Kendi kendinize evde masaj yapabilirsiniz. Antiselülit kremlerinin  dokulara etkisi, daha önce masaj yapıldıysa iki kat daha fazla  olur. Nedeni, lenf dolaşımının ve kanın harekete geçmesidir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Sürekli yüksek topuklu ayakkabılar giyinmek, yanlış şekilde yürümek  ya da kambur şekilde oturmak da selülite neden olmaktadır.</li>
</ul>
<ul>
<li>Fazla güneşte kalmak selüliti artırmakta bu nedenle çok fazla güneşe  maruz kalmayın ve güneş koruyucu kremlerde yüksek faktörlü olanları tercih  edin.</li>
</ul>
<ul>
<li>Selüliti azaltan en iyi seçenek egzersiz yapmaktır. Özellikle  haftada en az 3 kez 40 dakika sürecek aerobik aktivite,yürüyüş,  bisiklete binmek, yüzmek, dans etmek etkin sporlar arasında..</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksorulari.net/selulitten-kurtulmak-icin-yapilmasi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

