Bebeklerde gaz sancısında neler yapılır, nasıl giderilir? google

BEBEKLERDE KOLİK YANİ GAZ SANCISI

Bebeğinizin  ağlama nedeni açlık değilse ve ayaklarını yukarıya doğru çekerek ağlıyorsa buna genellikle gaz sancıları sebep olabilir.Bebeklerin sıkk sık ve düzensiz beslenmeleri gaz sancılarını arttırabilir.Şekerli su verilmesi, emziklerin bal veya pekmeze batırılması, çok erken ekbesinlere geçilmesi, meyve ve meyve sularının aşırı fazla verilmesi  gaz sancılarını genellikle arttırır.Bebeğin kundaklanarak veya sarılarak hareketinin  kısıtlanması, altının uzun süre ıslak kalması,bebeğe gereğinden fazla su verilmesi,uzun süre ağzı açık kalan şuruplar, açıkta kalan yiyecekler (özellikle süt ve sütlü olanlar) da basit mikrobiyal kontaminasyonlar sonucu gaz sancısına neden olabilir.

Aşağıdaki yazımızda  bebeklerdeki gaz sancıları ve bu durumda yapılması gerekenler hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Durmadan ağlıyorsa……..

Eğer bebeğiniz sağlıklı olduğu halde bir günde 3 saatten, haftada 3 günden fazla ağlıyorsa bunun nedeni genellikle gaz problemidir. Bebeklerde açıklanamayan (açlık ve ağrıya bağlı olmayan) ağlama nöbetlerine kolik denir. Ağlama nöbetleri genelde 1-2 saat devam eder ve bebekler bu dönemler arasında rahat görünür. Gaz sancısı olan bir bebek, ağlama nöbeti sırasında bütün kuvvetini tüketecek şekilde, durmaksızın teselli edilemeyecek şekilde ağlar. Çoğu bebeğin ağlama veya susmalarının açık herhangi bir nedeni yoktur.

Koliğin nedeni sıklıkla …….

Peki kolik yani gaz sancıları neden olur? Bebeğiniz neden bu kadar ağlar? Maalesef, kimse bunun tam olarak neden olduğunu bilmiyor, ancak kolik sağlıklı ve beş ayın altındaki yenidoğanların yüzde 10-25′inde görülmektedir. Kolik, bir hastalık değildir.

Gazlı bebek, rahatsız olduğunu gösteren çeşitli hareketlerde bulunur. Bunlar: bacaklarını önedoğru uzatır ya da kendine doğru çeker. Bunu tabiiki gazı çıkarmak için yapar. Sürekli ağlar ve huzursuzdur. Bebeğinize günün herhangi bir saatinde kolik olabilir,rahatsızlık verebilir. Ama daha çok akşam saatleri ve gece yarısı ortaya çıkar. Gaz, sıklıkla uyumasını geciktirerek gece kalkmasına neden olur.Gaz sancısı sırasında vücudunu gerginleştirir, sırtını geriye doğru büker, yüzü kızararak, el ve ayakları hafifçe morarabilir. Gazlı bebekler genelde hassas karakterli, ilgi isteyen ve çok kolay uyanan karakterdeki bebeklerdir. Bazen anne-babalar bu durumdan kendilerini sorumlu tutabilirler, ancak bebekte gaz sancısının olması  kötü anne-baba olduğunuzu kesinlikle göstermez, bu nedenle kendinizi sakın üzmeyin.

kolik ne kadar devam eder?

Genellikle 2-4 haftalıkken kolik belirtileri kendini gösterir. Bebeğin ağlamaları 6-8 haftalıkken şiddetlenir. Ağlamalar 2. veya 3. ayda giderek azalmaya başlar, kolikli bebeklerin yüzde 90′ı dördüncü aylarında düzelir.

Bebeğinize nasıl yardım edeceksiniz?

Öncelikle rahat ve sakin olmaya çalışın.Nazikçe yaptırılan  hareketler bebeğinizi rahatlatacaktır. Koliğin olası sebeplerine göre yaklaşımınızı şöyle belirleyebilirsiniz:

1- Bebeğinizin sinir sistemi tam olarak gelişmemiştir ve dünyadaki seslere henüz hazır olmayabilir. Bebekler üçüncü haftanın sonunda dış uyaranlara karşı daha uyanık olurlar. Uyaranlar arttıkça bebek, akşam saatlerinde iyice gerilir ve uyarılmış olur. Bebeğinizin rahat etmesi önemlidir. Ne zaman ağlarsa bebeğinizi kucağınızda onunla konuşarak veya şarkı söyleyerek yatıştırın. İlk 4 ay bebeğiniz kucağa alışacak diye endişelenmenize gerek yok.

2- Sallanan bir koltukta, beşiğinde sallayabilir veya anakucağına koyabilirsiniz. Onu ince bir battaniye ile sararsanız veya kucağınızda dans ederseniz bebeğiniz daha az ağlayacaktır. Bebeğinizi karnınız, dizinizin veya sıcak su torbasının üzerine yatırabilirsiniz. Sırtına hafif ve ritmik hareketlerle vurarak masaj yapabilirsiniz. Kanguruya, ana kucağına veya pusetine koyarak yürüyüşe dışarıya  çıkabilirsiniz. Temiz hava ve ritmik hareketler bebeğinizin sakinleşmesine ve hemen uykuya dalmasına yardım edecektir. Devamlı bir sese maruz kalacağı araba ile gezinti de yapabilirsiniz.

3- Bebeğinizin mide-bağırsak sistemi henüz tam gelişmemiş olabilir. Bebeğinizin özellikle beslendikten sonra gazının çıkarılmaya ihtiyacı vardır. Emziriyorsanız veya biberonla besliyorsanız beslenme aralarında gazını çıkartın. Biberonla besleniyorsa hava yutabilir. emziğinin uygun boyutta olmasına dikkat edin. Biberon büyük ise hızlı beslenmesine, küçük ise hava yutmasına neden olacaktır. Hava yutmasını azaltan özel biberonlar kullanabilirsiniz. Beslenme sırasında ve sonrasında bir süre sessiz ve hareketsiz kalmasına özen gösterin, evirip çevirmekten kaçının. Rezene, papatya ,zencefil gibi çaylar gaz sancısını hafifleten ve bebeği rahatlatan bitki özleridir. Doktorunuza danışarak bu çayları içebilirsiniz.

4- Bebeğinizin anne sütü içindeki bazı maddelere reaksiyon verebilir.Doktorunuza danışarak diyetinizi değiştirmeniz faydalı olabilir. Böylece bebeğinizin daha az ağlayacaktır. Baharatlı yiyecekler, buğday gibi lifli tahıllar, kabuklu yemişler, brokoli, soğan, sarımsak,fasulye, karnabahar, lahana, brüksel lahanası, , çilek ve kahveyi diyetinizden çıkarmalısınız. Eğer bebekte ishal, kusma, egzema, hırıltı veya ailede inek sütü alerjisi varsa annenin içtiği inek sütüne bebeğin de alerjisi olabilir. Eğer emziriyorsanız 1 hafta inek sütü içmeyin ve inek sütü içeren peynir, yoğurt ve dondurma gibi yiyeceklerden kaçının. Bu sürede bebeğinizin koliği azalırsa bu besinleri az tüketmelisiniz. Eğer hazır mama veriyorsanız ve bebeğinizde alerji belirtileri varsa bir hafta süreyle hipoallerjik olan mamalardan birini veya soya içeren mamalar vermeyi deneyin. Bu konuda doktorunuza danışın.

5- Bebeğiniz kaprisli, hassas olabilir. Birkaç hafta erken doğan prematüre bebekleri sakinleştirmek daha zordur. Eğer hiçbir şey işe yaramıyorsa endişelenmeye başlarsınız. Anne-babada endişe, sinirli ve kızgınlık olursa bebeği sakinleştirmekte daha zorlanabilirler, bebek sizdeki gerginliği hissederek daha huzursuz olabilir ve sakinleşmesi daha zor olabilir. Eğer kendinizi gergin hissediyorsanız mola vermeniz önemlidir. Kendi sağlığınız da önemli, günde en az bir kez gündüz de uyumaya çalışın.

6- Kolikli bir bebeğin bakımını iki kişinin üstlenmesi daha uygundur. Eşiniz veya güvendiğiniz birinden bebeğinize bakmasını isteyebilirsiniz. Siz de bu arada sakin bir odada istirahat edin veya uzun bir banyo yapabilirsiniz. Veya bir süre evden uzaklaşabilirsiniz, temiz hava ve zihninizi dinlendirmek size enerji verir. Eğer yardım alabileceğiniz kimse yoksa; bebeğinizle birlikte dışarı çıkabilir ve temiz hava alabilirsiniz, içinde bulunduğunuz durumla ilgili her gün arkadaşınızla konuşabilir ve endişelerinizi paylaşabilirsiniz.

Sık sık yapılan yanlışlar ve asıl yapılması gerekenler

. Eğer emziriyorsanız kesmeyin, her ağladığında emzirmeyin ya da biberon vermeyin. Ağlama sebeplerinden biri de karnının aç olmasıdır, ancak son bir yada iki saatte yeterli beslendiyse tekrar beslemeyin.

. Bebeğiniz ağladığı zamanlarda kucağa alınmasına ihtiyacı vardır, ancak ağlamadığı zamanlarda kucağa almayın.

. Bebeğinizi uyuması için sürekli sallıyorsanız, bu durum bebeğiniz için bir alışkanlık olacaktır. Bunu önlemek için bebeğinizin uykusu geldiğinde ve ağlamadığında  onu yatağına koyun. Böylece rahat pozisyon alıp kendiliğinden uyumayı öğrenir. Ağlamıyorsa uyuması için sallamayın ve emzirmeyin. unutmayın ;Kolik önlenemez ancak uyku sorunu önlenebilir.

. Gündüz uzun süre uyumasın, azaltmaya çalışın. Eğer gündüz 2-3 saatten fazla uyuyorsa uyandırın, oyun oynayın veya onu besleyin. Böylece gece uyanık kaldığı saatler azalmış olur.

. Bebeğinizi su yatağında ve yumuşak yastıklarda yüz üstü bırakmayın. Çünkü bu şekildeyken bebekler nefes almak için başlarını kaldıramazlar, nefes alamama ve beşik ölümü riski mevcuttur.


bronşit hastalığı nedir? Akut ve kronik bronşit nedir? şifalı bitkilerle bronşit tedavisinde neler yapılıyor? google

Bronşit soluk borusundaki iltihaplanmadır. Soğuk ve nemli havalarda şiddetlenerek erken ölüme kadar yol açabilen ciddi bir hastalıktır. Genellikle ciddi doktor müdahalesi gerektirir.

Bronşit akut ve kronik olarak iki şekilde olabilir. Akut bronşitin belirtileri arasında beyaz , sarı veya yeşil balgam ; kuru öksürük; yüksek ateş; nefes alıp vermede güçlük; derin nefes alıp verirken ağrıyan göğüs sayılabilir. Kronik bronşit belirtileri arasında üç ay ve daha uzun süre kesilmeden devam eden öksürük ve balgam (beyaz,sarı veya yeşil ) sayılabilir.

Bronşitin nedeni viral enfeksiyonlar ya da yüzde 10 civarında bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanır. genellikle ileri aşamalarında profesyonel tıbbi müdahale gerektirir. akut bronşitte genellikle antibiyotikler, sıvı tedavisi ve istirahat , ağrı kesiciler kullanılır. Kronik bronşit tekrarlayan akut bronşit ataklarından sonra ortaya çıkar.  Tıbbi tedavide genellikle nefes açıcı ilaçlar, yıllık grip aşıları, zatürre aşıları kullanılmaktadır.

Gerek akut gerekse kronik bronşit olan kişi keinlikle sigara içmemelidir.

BRONŞİT İÇİN BİTKİSEL TEDAVİLER

- İki tatlı kaşığı badem yağına 5′er damla sarıçam,kekik , okaliptus ve melekotu ekleyin ve göğsünüzü bununla iyice ovun.

- Şiddetli durumlarda eşit oranlarda andız kökü ve kuşkirazı içeren demle ; eşit oranda hatmi yaprağı ve kekik demini birleştirip içebilirsiniz.

-Kronik bronşit için eşit oranlarda andız otunu, yasemin kökünü ve çuha çiçeğini, her doza iki tatlı kaşığı atkuyruğu suyu ekleyerek günde iki yada üç kez için. Ayrıca kekik çayı da balgamı temizlemeye yardım eder.

- bronşit ve nefes darlığında yulaf da kullanılabilir.  kaynamakta olan 1 litre suya bir tutam yulaf samanını atın. kısık ateşte ağzı kapalı 5 dakika kaynatın. soğuyunca süzerek 3 hafta boyunca haftada iki çay bardağı için. 3 hafta sonunda şikayet devam ediyorsa tekrar aynı şekilde taze olarak yenisini hazırlayın.

- Bulunduğunuz odaya doğal çam esansı kokusu sıkılabilir.

- Soğan ve sarımsak bol bol tüketilmelidir.

- Hardal,zencefil,havlocan kaynatılırak hazırlanan suyu içerisinde eller ve ayaklar yarım saat kadar dinlendirilir.

-Hardal,zencefil,havlocan kaynatılırak hazırlanan suya bal karıştırılıp günde bir bardak içilir.

Diş Ağrısı Evde Nasıl Geçer google

Diş ağrıları oldukça inatçı ve sinsi rahatsızlıkların başında gelir. Her ne kadar çok önemsenmese de gecemizi bize zehir edebilir. Ertesi gün ise verimli bir gün geçirmemize engel olurlar. Gün içerisinde çok ağrımamasına karşın geceleri daha sık ve şiddetli görülürler. Genelde diş hekimi bulmanın zor olduğu bu zamanlarda diş ağrılarınız için evde uygulayabileceğiniz ve sizi ertesi güne çıkarabilecek bir kaç pratik bilgi size rahat bir uykunun sırrını verecektir.

İlk akla gelen şey ağrı kesici kullanmaktır. Ağrı kesici eğer talimatlara uygun kullanılırsa ve herhangi bir alerji etkisi yaratmadan kullanılırsa diş ağrılarını geçirmede oldukça etkilidir. Bunun yanı sıra ağrıyan diş bölgesinin temizlenmesi oldukça katkı sağlayacaktır. Yumuşak bir fırçalama, diş ipi yada kürdanla yiyecek artıklarını uzaklaştırmak çürükteki ağrı hissinde rahatlamaya neden olur. Bir diğer etkili yöntem ise ılık tuzlu su ile gargara yapmaktır. Ağrı kesici etkisi kanıtlanmış bir yöntemdir ve saat başı uygulamak gereklidir. Çok sık başvurulan ve başarılı bir tedavi yöntemidir. Hemde evde her zaman bulunan şeyler olduğu için ekstra bir uğraş gerektirmez. Tek yapmanız gereken suyu ılık bir halde tuz ile karıştırıp yutmadan gargara yapmaktır. Dikkat etmemiz gereken ayrı bir husus ise ağrılı olan taraf ile yememek ve kullanmamaktır.  Çiğneme işlemi sağlam olan tarafta yapılırsa hem yiyecek artıklarının dişe kaçması önlenir hem de daha sonra oluşabilecek ağrının önüne geçilmiş olur. Buz kompresi her çeşit diş ağrısı için olmasa bile bazı ağrılarda ağrı kesici özellik gösterebilir. Ancak her ağrı için faydalı bir tedavi olduğu söylenemez. Dışardan çene üzerine yapılan aralıklı uygulama sinirlerde uyuşma etkisi yaratarak ağrının dinmesine neden olabilir.

Bu yaptıklarınızdan bir fayda göremiyorsanız artık üzerinize bir ceket alıp en yakın diş hekimine  ya da diş hastanesine başvurmaktan başka çareniz kalmamış demektir.

Aspirin, kolonya, rakı ve benzeri yöntemlere kesinlikle başvurmayın. Çünkü sağlayıcı geçici rahatlamanın faturası daha pahalıya mal olacaktır. Bu tür maddeler diş etlerinde ve diğer yumuşak dokularda yanmalara ve zedelenmelere yol açacağından medikal tedavi sürecini uzatacak ve karmaşıklaştıracaktır.

Çocuklarda Ateşli Havale google

Ateşli havale çocuk ve bebeklere özgü bir hastalıktır ve genellikle 3ay ile 6 yaş aralığındaki çocuklarda görülür. Ateşli havale çoğunlukla ve genellikle beyni etkileyen enfeksiyonlar dışındaki enfeksiyonlardan meydana gelir. Örneğin orta kulak iltihabı, boğaz enfeksiyonu gibi. Sonuç olarak santral sinir sistemi dışında oluşan enfeksiyonlardır. Eğer beyinde bir enfeksiyon varsa bu ateşli havale değildir. Ateşli havale geçirme riski yüksek olan çocuklar:

*Ailenin geçmişinde ateşli havale hikayesi bulunuyorsa

*Çocuğun nöromotor gelişimi geri kalmışsa

*Yenidoğan sürecinde uzun müddetli hastane kalmışsa

bu tür çocuklarda ateşli havale riski daha yüksektir. Normal bebeklerde ateşli havale geçirme oranı yüzde iki ila dört arasında iken. Bu risklerden ikisi bulunan bir çocukta en az yüzde 40 oranına çıkar.

Eğer çocuğunuz ateşli havale geçiriyorsa neler yapmalısınız ?

*Çocuğun üzeri hemen soyulmalıdır

*Ağzında bir besin maddesi bulunuyorsa çıkartılmalıdır

*Çocuk sağ yanına yatırılmalıdır

*En yakın merkeze başvurulmalıdır.

Ancak dikkat edilmesi gereken bir husus ise ateşli havale geçiren bir çocukta tekrar ateşli havale görülme ihtimali yüksektir. Çocuğumuzu ikinci bir ateşli havaleden korumak için neler yapmalıyız, ne tür önlemler almalıyız ?

*Çocuğun ateşi 37,5 derecenin üzerine çıktığı zaman ateş düşürücü ilacı mutlaka verilmelidir.

* Ateş 38,5 derecenin üzerine çıkarsa ateş düşürücü ilaçla beraber ortamın ısısı düşürülmelidir ve çocuğa ılık duş aldırılmalıdır.. Ateş düşürücü ilaçlar 45 dakika ila 1 saat arasında etki ettiğinden bunların yapılması önem arz eder. Ateşli havale hiçbirzaman çocukları öldürmez ya da ileriye yönelik kalıcı bir zarar vermez. Ancak annenin bu konuda bilinçlenmesi gereklidir.

Ya Çocuğunuz Ateşlenirse? google

Kendimizden daha fazla önemsediğimiz üzerine titrediğimiz kişilerdir çocuklarımız. Onların iyiliği için yapmayacağımız şey yoktur. Özellikle de hastalandığı durumlarda. Sizde biliyorsunuzki bir çok hastalığın belirtisi içerisindedir ateş yükselmesi. Bu yüzden çocuklarda ateşin altında bir çok neden olabilir. Bilinmelidirki çocuklarda şiddetli ateşlenme başlı başına bir hastalık değildir. Aksine oluşabilecek hastalıkların habercisidir. Ya da hastalık meydana geldiğinde çocuğunuzun bünyesinde oluşan tepkidir. Ateşin bir çok hastalıkta ortak olarak görülen bir durum olduğunu söylemiştik. Bu hastalıkların en başında yani çocuklarda en çok rastlanan ateşlenme sebebi enfeksiyon kaynaklı rahatsızlıklardır. Enfeksiyon en sık rastlanan olmasına rağmen bunun dışındaki etkenler de şöyledir. Kollajen rahatsızlıklar, romatizmal hastalıklar ya da tümör kaynaklı hastalıklar da ateşe neden olabilir. Ama bu nedenler enfeksiyona göre nadir rastlanan durumlardır.

En sık karşılaşılan enfeksiyon türleri ise genellikle bakteriyel olmayan (antibiyotik gerektirmeyen) viral enfeksiyonlardır. Viral rahatsızlıklar ise genellikle nezle, grip ve bağırsak enfeksiyonu olabilmektedir. Az görülüyor olmasına rağmen bakteriyel enfeksiyonlarda ise idrar yolu iltihabı, orta kulak iltihabı ve  zatürre olma ihtimali yüksektir.

Çocuğumuz ateşlenirse doktora başvurmadan önce neler yapılabilir?

İlk olarak ortam sıcaklığını düşürmek gerekir. Çocuğun üzerine giydiklerini azaltmak gereklidir. Çocuğun üzeri çok fazla örtülmemelidir. Ateşli durumlarda sıvı kaybı fazla olduğundan bol bol su içirilmelidir. Bundan sonra yapılacak şey basit ateş  düşürücü ilaçlarla ateşi kontrol altına almaktır. Çocuklarda genellikle paracetamol kullanılır. Bu hususlarda anne baba olarak en çok dikkat edilmesi gereken şey çocuğunuzda yalnızca ateş mi var yoksa başka rahatsızlıklar da varmı. Bunları iyi belirlemek gerekiyor. Eğer çocuğunuz konuşabiliyorsa bu durum daha kolay ancak bebek ise durum biraz daha zor. Yalnızca ateş varsa çok şanslısınız çünkü bu hastalığın basit bir enfeksiyon olduğuna işarettir. Ancak başka rahatsızlıklar varsa mutlaka onlarla beraber değerlendirilmeli yalnızca ateş olarak algılanmamalıdır. Peki diğer durumlar nelerdir ve hangi durumlar acildir.

Acil durumda bebeğinizde veya çocuğunuzda oluşabilecek haller şöyledir :

-Bebeğin hareketliliğinde azalma varmı?

-Beslenmesi (iştahı) kesildi mi?

-Vücudunda dökülmeler var mı?

-Sürekli bir uyuklama hali var mı?

-Dalgınlık var mı?

Bu sorulardan herhangi birisine cevabınız evet ise kesinlikle bir doktor yardımı alınmalıdır. Eğer bebek ise mutlaka acile gidilmelidir.

Siagaradan Kurtulmak İstiyorum google

Çağımızın masum görünen ama yavaş yavaş öldüren silahlarından birisidir sigara. Bir çoğumuzun bırakmak istediğini söylediği ancak bir türlü bırakamadığı şu illet sigarayı hepimiz biliriz. Daha bir kaç yıl öncesine kadar ülkemizin en ücra köşelerine kadar yayılmış olan sigara devletin koyduğu bazı yasaklarla sınırlanmış olsa da hem ülkemiz gençlerinin hemde gelecek jenarasyonun birinci dereceden düşmanıdır.

Artık sigarayı bırakmaya karar vermiş birisi olmak için ilk yapmanız gereken öncelikle bir ön hazırlık yapmaktır. Peki sigarayı bırakmak isteyen kişi nasıl bir ön hazırlık yapmalıdır ? Neden ön hazırlık yapmalıyız ? Ön hazırlık yapmak sizin sigarayı bırakma sürecinde başarılı olma yüzdesini artıracak ve sizi sigaradan kurtaracak en önemli safhadır. Bu sebeptendir ki sigara bırakma merkezlerinde görevli uzmanlar da başarılı bir ön hazırlık döneminin önemini vurgulamaktadır.

Ön hazırlık döneminde ilk yapılan çalışma kişinin neden sigarayı bırakmak istediğine sağlıklı bir şekilde karar vermesi gerekiyor. Sağlıklı kararda sigara sağlığa zararlıdır içmemek gerekir olmaz. Klinik çalışmalarda bu gibi nedenlerin insan psikolojisi üzerinde olumlu etki yaratmadığını kanıtlamıştır. Bu gibi nedenler yerine mesela çocuklu kişilerin ilk bulması gereken karar çocuğuna kötü örnek olduğudur. Çünkü çöpçüde olsanız, dünyanın en kötü insanıda olsanız çocuğunuzun gözünde ilk örnek ve en mükemmel kişi siz olacaksınız. İkinci olarak çocuklarımla birlikte daha uzun süre yaşayıp , çocuklarımla daha kaliteli zaman geçirmek istiyorum diyebilirsiniz. Ya da birebir olarak sigaranın zararlarını yaşıyorsanız bunlardan daha çok etkileneceksiniz. Mesela artık eskisi gibi merdiven çıkamıyorum. İki adım yol yürüdüm soluk soluğa kaldım, Nefes almakta zorlanıyorum.

Sigara bırakmaya hazırlık döneminde kararlar verildiyse ve kişi artık sigara bırakma eğilimindeyse yapmanız gereken kullanmaktan hoşlanmadığınız hatta sizi daha çok öksürten ya da rahatsız eden başka bir marka sigara kullanmaktır. Genel olarak işe yarayan bir tekniktir. Ya da bunun yerine içtiğiniz sigaranın light yani hafifini kullanabilirsiniz.Bu sürecin size iki yönden faydası olacaktır. Birincisi nikotin almaya devam ederken sigara içmekten duyduğunuz haz duygusu köreliyor ikincisi ise her zaman hayal ettiğiniz aşamalı bırakma sürecine başlamış oluyorsunuz. Uzmanlara göre sigara bir anda bırakılması gereken bir yöntem ve kademeli sigara bırakma tavsiye edilen bir yöntem değil.

Bu dönemi de başarı ile atlattıktan sonra kendinize soracağınız bir diğer soru ” Sigarayı aslında neyin yerine koyduğumuzdur” . Sonuç olarak sigara hem sosyal bağımlılık, hem psikolojik bağımlılık, hem de fiziksel bağımlılık kaynağıdır. Yani bazı duygu hallerini bastırmak için sigara içiyoruz , bazı yiyecek ve içeceklerle birlikte sigara içiyoruz mesela çay, kahve, alkol gibi. Bu bağlamda bu sorunun cevabı ikinci anahtar olarak karşımıza çıkıyor. Eğer bu sorunun cevabını tam olarak veremiyorsanız psikolojik destek almak gerekli. Bunun için eğer sosyal güvenceniz varsa SSK, emekli sandığı, bağkur gibi devlet hastanelerinde ücretsiz olarak bu desteği almanız mümkün. Yeterki siz kararınızda ciddi olduğunuzu gösterin.

Sigara bırakmada önemli bir diğer etken de kişinin kendini motive etmesidir. Aslında sigarayı bırakmak için kendinizi motive etmenize yardımcı olacak sınırsız sayıda sebep var. Ancak bir bireye uyan sebep size uymaz. Toplum içerisinde her bireyin farklı karakteri vardır. Ortak noktaların en başında ise kişinin genel sağlık durumu bir motivasyon kaynağı olarak belirtilebilir. Kendi sağlıklarını ön planda görmeyen kişiler olabilir. Eğer siz de onlardan biriyseniz sevdiğiniz insanların sağlıklarını ve onlarla birlikte daha kaliteli yaşamınızın olacağını düşünebilirsiniz. Bunu yapabilmenin en kolay yolu ise kendiniz için en önemli kişileri ve durumları not ederek belirlemektir. Sigara içmek için bulunduğunuz ortamdan dışarı çıkmak ikinci sınıf bir insan muamelesi görmek anlamına gelecektir. İş başvurularında sigara içmeyen kişilerin daha önce tercih edilmesi vb. nedenler söz konusudur. Bu durumlar kendi kendinize çeşitlendirebileceğiniz durumlardır. Kişinin kendi motivasyon kaynağını kendisinin bulması çok daha önemlidir.

Sigarayı neden bırakmalıyız sorusunun bir çok cevabı var ama ilk cevap sağlığımız için bırakmalıyız olmalıdır. Sigarayı bırakmak için bir tarih belirlemek aslında mantıklımıdır? Her sigara içicisinin hayali bir gün sigaradan kurtulmaktır. Ancak bunu sürekli erteler. Bunun altında yatan neden ise sigaranın hayatımızın dönüm noktalarında bulunan iki psikolojik duruma kazık çakmış olmasıdır. Bunlardan birincisi stress ve üzüntülü durumlarda stresimi azalttığını sandığımız için ikincisi ise mutlu ve keyifli olduğumuz durumlarda ise keyfimizi artırdığını sandığımız içindir. Bu iki durumla sigara eşleştirildiği için bu durumlar yüzünden sigarayı bırakmak istemeyiz. Hayatımızda sürekli stresli ve keyifli anlar olacağından sigarayı bırakmayı erteleriz. Bir gün belirlemek ise kişiye faydadan çok zarar verecektir. Bunun için sigarayı bırakmak için en iyi gün bugündür.

Ve işte geldik esas konumuza Sigarayı bırakmak için hangi yöntemler kullanılır…

Sigarayı bırakmak için bir çok yöntem vardır ve her gün yeni yöntemler karşımıza çıkmaktadır. Sigara bırakma yöntemlerinin en önemlisi bir insanın kendi kendine sigarayı bırakmasına karar vermesidir. Eğer kişi bu kararı verdiye bunu başarabilecek enerji ve motivasyona sahiptir. Ancak bazı durumlarda kişi gerçekten sigarayı bırakmak istemesine rağmen baarılı olmayabilir. Bu gibi durumlarda bir psikoloğun devreye girip buna sebep olan psikolojik etkenlerin bulunup ortadan kaldırılması gerekmektedir. Daha önce de bahsettiğimiz gibi sigara ile eşleştirilen bir çok yoğun duygular vardır. Bu duygular sigarayı bırakmaya engel olabilir. Bunun için başvurmuş olduğunuz psikoloğunuz size yeni davranışsal metodlar tavsiye edebilir ve bu kilidi kaldırabilirsiniz.  Bunu kendi kendinize başaramıyorsanız mutlaka psikolojik destek almalısınız.

Sonuç olarak bu yazıyı okumakla bile bir adım attığınızı hatırlatır ve sigarayı bırakma yolculuğunda size başarılar dileriz…

Excimer Lazerle Göz Ameliyatı Hakkına Bilinmesi Gereken Herşey google

Lazer Ameliyatı Nasıl Yapılıyor ?
Lazer Ameliyatından bahsetmeden önce detaylı bir tedavi aşaması yapılmakta. Gözün içerisinde bulunan lensin kalınlığından tutunda saydamlığına ve göz içerisindeki sıvının yoğunluğuna kadar bütün komplikasyon yaratabilecek parametreler araştırılıyor. Bu tedavi ve tanı aşamasında yapılan testler sonucunda gözünüz ameliyat kriterlerine uygunsa ameliyat olmanız mümkün. Aksi taktirde ameliyat olma şansınız hiç yok.

Muayene aşaması atlatıldıktan ve ameliyata karar verildikten sonra ameliyat hazırlıklarının tamamlanması maksimum on dakika sürecektir. Ameliyat hazırlıklarının ardından göz damlalarla uyuşturulur. Gözün etrafı iyice silinir ve temizlenir. Daha sonra yatar vaziyette sedye ile lazere getiriliyor. Gayet sakin olunan bu süreçte sükunetini koruyamayanlar için sakinleştirici bir hap verilebiliyor. Sonuçta göz olduğu için ve tedirgin edici olduğu için genellikle sakinleştirici hap kullanılıyor. Aslına bakarsanız ameliyat sürecinde doktorlarınız sizi kesinlikle rahatlatıyor. Çünkü uyumadığınız için operasyonun nasıl ilerlediğini biliyorsunuz ve sorduğunuz sorulara anında ve net cevaplar alıyorsunuz.

Kendimde 6 yıl kadar önce bu tarz bir ameliyat oldum. Şu anda gayet sağlıklı görüyorum. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey gözün toz ve kirden uzak olması ve uyku saatleriniz. Çünkü gözleriniz ameliyat öncesine göre azda olsa hassaslaşıyor. Hafif kızarmalar olsada uyuyup ertesi sabah uyandığınızda kesinlikle gözde bir rahatsızlık kalmıyor.

Operasyona tekrar geri dönelim. Sedyede yatan ve Lazer aletinin altına getirilmiş hastanın göz etrafı silindikten sonra göz kapaklarının açık kalabilmesi için ekartör adı verilen genellikle metal bir aparat göz kapaklarına uygulanıyor. Bu aşamadan sonra istesenizde gözünüzü kapatamıyorsunuz. Lazer göze kilitleniyor. Artık siz gözünüzü oynatsanız bile lazer gözünüzü takip ettiği için yüzde doksandokuz hiç bir sıkıntı yaşanmıyor operasyon esnasında. Lazer göze uygulanıyor ve birinci gözünüz ardından ikinci gözünüz aynı işlemlere tabi tutuluyor. Lazer uygulanırken hafif bir et yanığı kokusu almanız muhtemel ama korkulacak bir şey yok. Sonuçta bir ışın demeti gözünüzde işlem yapıyor.

Ameliyatın ardından gözlere benim atgözlüğü diye tabir ettiğim gözün üstünü saran ve hava delikleri bulunan iki adet aparat yerleştiriliyor. Gözleriniz kaşınacağı için istemdışı olarak ya da uyurken gözlerinizi kaşımamanız için. Zaten ameliyat sonrası ilk iki günü atlatırsanız komplikasyonla karşılaşmıyorsunuz. Ancak bu ilk iki gün çok önemli. Ameliyat sonrası bulanık görüyorsunuz bu gayet doğal birşey endişelenmeyin.

Excimer lazer operasyonunda yapılan şey kullandığınız gözlüğün lensinin bombesinin ve şeklinin kornea üzerine minyatür olarak işlenmesidir.

Lazer ile yapılan göz ameliyatlarında numara kalıcımıdır yoksa göz yeniden bozulabilirmi?
İyi yapılan bir lazer tedavisi lasik yönteminde numara geri gelmez. En azından uzmanların görüşü bu yönde. Fakat iyi yapılan bir merkez bulabileceğinizden emin olduktan sonra lazer ameliyatı olmanızı tavsiye ediyoruz. Eğer numara tekrar geri geliyorsa gözünüzdeki bozulma durmadan operasyon olmuştur yada yapılan ameliyatta bir yetersizlik var demektir. Numaranızın durduğunu anlamanın en kolay yolu göz kontrolünde göz doktorunuza bunu sormaktır. Siz kendi kendinize karar vermeyin çünkü göz sizin uzmanlık alanınız değil. Mutlaka uzman bir hekimin onayını alın.

Lazer Ameliyatının Riski Nedir ?

Excimer lazer sonuç olarak bakıldığında çok güvenli bir operasyon yöntemidir ve kesinlikle gözü kaybetme riski yoktur. Eğer ameliyatınızı yapan uzman hekim, ekipmanlar ve makinalar ve ekip iyi bir ekipse hayatınızın ileriki safhalarında herhangi bir komplikasyonla karşılaşma ihtimalinizde yoktur.

Lazer Uygulamalarında Fiyatlardaki Farklılık Neden Kaynaklanır?

Herşeyden önce piyasadaki rekabet sağlık konusundada karşımıza çıkıyor, yapılan promosyonlar , yapılan yatırımlardan tutun da uzman hekimin kalitesi ve hastanenin verdiği kira miktarına kadar ya da aylık yaptığı ameliyat sayısına kadar bir çok parametre etkili. Tabiki en pahalı olan en iyisi olacaktır diye bir kaide olmadığı gibi en ucuz olan en kalitesiz olandır demekte yanlış olacaktır. Ancak maliyetinin altında ya da piyasa ortalamasının altında fiyatlar söz konusuysa bir yerlerden mutlaka fedakarlık yapılıyor demektir. Konu sizin sağlığınızsa çok dikkatli olmanızı tavsiye ediyorum.

Bu ameliyatı olduktan sonra ortalama yarım günde normal yaşantınıza geri dönüyorsunuz. Türkiyede uygulama süresi yaklaşık olarak 1992den günümüzedir. Lazer operasyonla tedavi edilen göz rahatsızlıklar : Miyop, hipermetrop, astigmattır. Hipermetrop ise şu anki teknolojik şartlarda 6 numaraya kadar düzeltilebilir.

sesli sohbet sesli chat görüntülü chat Online film izle seo beylikbağı Gebze Evden Eve Nakliyat